Yayın Odası, webinar ve canlı yayın yapan ekipler için iki haftada bir Pazartesi çıkan bir bülten. Her sayıda bir hikâye, webinar dünyasından kısa notlar, bir derin konu ve bir sahadan not var. Bu ilk sayı.

Bu sayının hikâyesi: LinkedIn'de "gizli" webinar dönemi kapandı

LinkedIn, 22 Haziran 2026'dan bu yana anlık canlı yayını kaldırdı. Her yayın önce bir etkinlik olarak planlanmak zorunda. Yayına birkaç dakika önce etkinlik açarak hâlâ çıkabilirsiniz, ama "Go Live" tuşuna basıp başlamak artık yok. Bunu çoğu ekip fark etti.

Fark edilmeyen kısım daha önemli: yeni açılan her LinkedIn etkinliği artık herkese açık ve aramada bulunabilir. "Yalnızca katılımcılara yayın" seçeneği kaldırıldı. Eski özel etkinliklerinize bile yayın açamayabilirsiniz; LinkedIn bu durumda başka bir yayın yolu önermekle yetiniyor.

Karşılığında üç şey geldi:

Bizim okumamız: LinkedIn, canlı yayını bir etkinlik pazarlaması ürününe çeviriyor. Fiyat konuşacağınız, yol haritası göstereceğiniz kapalı müşteri oturumu için LinkedIn artık doğru yer değil; onu kendi sayfanızda, kayıt kapısının arkasında yapın. Açık, kayıt toplayan, akışta görünen yayınlar için ise LinkedIn eskisinden güçlü: kayıt formu, CRM bağlantısı ve arama görünürlüğü üçü birden geldi.

Bir sonraki LinkedIn yayınınızdan önce üç kontrol:

  1. Etkinlik en az bir hafta önce açılmış mı? Planlı etkinlik daha çok kayıt alıyor; LinkedIn'in değişikliği zaten bu veriye dayanıyor.
  2. Kayıt formu bağlı mı? Bağlı değilse tekrar izleyenlerin kim olduğunu asla öğrenemezsiniz.
  3. Yayın aracınız etkinliğe bağlanıyor mu? Bağlanmıyorsa RTMP anahtarını önceden alın, yayın dakikasında aramayın.

Webinar dünyasından

Sektör Ekim'de "yayına girmeden test et" dedi. Ekim güncellemelerinde birkaç yayın aracı aynı yöne gitti: izleyici gelmeden önce özel test yayını, kaydı riske atan bir şey olduğunda stüdyoda ağ uyarısı, sesinizi takip eden teleprompter, her izleyicinin kendi ekranında açıp kapattığı canlı altyazı. Yayın kalitesi artık "kamera güzel mi" sorusu değil, "yayına çıkmadan her şeyi denedin mi" sorusu. Canlı altyazı ise hâlâ yalnızca İngilizce; Türkçe için boşluk duruyor.

Zoom yarışı yayın bittikten sonrasına taşıdı. Zoomtopia'da (20 ve 21 Ekim) Zoom Events için üç şey duyuruldu: Content Studio, tek bir kaydı çok dilli ve çok formatlı bir içerik kütüphanesine çeviriyor (Ekim 2026). AI Analytics for Events, etkinlik verisini düz cümleyle sorgulatıyor ve rapor üretiyor (kullanımda). Agentic Event Setup, oturumları ve kayıt ayarlarını yapay zekâyla kurduruyor (Kasım 2026 bekleniyor). Mesaj açık: webinar, yayın bittiğinde başlayan bir içerik işi.

Teams'te tek Events uygulaması. Microsoft, Teams'teki Meet uygulamasını tek bir Events uygulamasına dönüştürdü: webinar, town hall ve özel etkinlikler aynı akışta açılıyor, "Keşfet" sekmesi geçmiş kayıtları da gösteriyor, etkinlik sayfaları soru-cevap ve anketle hazır geliyor. Teams Live Events 30 Haziran'da emekli oldu; büyük yayınlar artık town hall, 3.000 interaktif katılımcı sınırı var, 100.000'e kadar kapasite paketi alınıyor. Hangi aracı kullanıyorsanız kullanın, kaydınızın yayından sonra nereye gittiğini ve kim tarafından işlendiğini bilin; KVKK açısından bu soru artık kaçınılmaz.

Derin konu: Kayıt olanların yarısı neden gelmiyor?

2026'da yayımlanan dört büyük kıyaslama raporu aynı resmi çiziyor (kaynaklar dipnotta). En geniş B2B örneklemi, 522 markanın 26 bin etkinliğinde ortalama canlı katılımı yüzde 40 ölçtü; bir yıl önce yüzde 33'tü. 33 bin oturumluk bir başka veri seti yüzde 47,7 diyor. Üçüncü rapor "iyi" oranı yüzde 44 ile 50 arasına koyuyor, dördüncüsü eşiği yüzde 58'e çekiyor. Güne göre de fark var: bir rapor Salı'yı, bir diğeri Perşembe'yi en iyi gün gösteriyor.

Hangi rapora inanırsanız inanın, sonuç aynı: kayıt olanların yarısı canlıya gelmiyor. Canlı ve tekrar birlikte sayıldığında oran yüzde 60 ila 65'e çıkıyor. Yani tekrar izleyenler, canlı izleyenlerin üçte biri kadar bir kitle ve çoğu ekip bu kitleyi hesaba katmıyor.

Bunun üç pratik sonucu var:

  1. Tekrar bir yan ürün değil, planın yarısı. Yayın bittiğinde linkin ölmesi, kayıt olanların yaklaşık yüzde 15'ini doğrudan kaybetmek demek. Etkinlik sayfası yayından sonra da yaşamalı: geri sayım, canlı, sonra tekrar. Aynı linkle.
  2. Kayıt formu kısa, hatırlatma uzun olsun. Katılım oranı kayıt anında değil, hatırlatma e-postalarıyla belirleniyor. Bir gün önce ve bir saat önce iki hatırlatma, takvime ekleme linkiyle.
  3. Katılımcı listesini izleme süresiyle birlikte okuyun. Kim 5 dakika kaldı, kim sonuna kadar izledi. Satış ekibine giden liste bu, kayıt listesi değil.

Biz Justcanlı Studio'da etkinlik sayfasını bu mantıkla kurduk: tek link, yayından önce geri sayım, yayında canlı, yayından sonra tekrar; katılımcı listesi izleme süresiyle iniyor. Hangi araçla yayın yapıyorsanız, aynı üç soruyu ona da sorun.

Sahadan not

Zoom ve Teams duyurularının tamamı dolar fiyatlı kurumsal paketlerle geliyor; Türkiye'de bu, kur ve KDV ile birlikte satın alma sürecini uzatıyor. Canlı altyazı hiçbir büyük araçta Türkçe değil, Zoom Content Studio'nun dil listesi henüz açıklanmadı. Türkçe webinar yapan ekipler için 2026'nın geri kalanında asıl soru şu: hangi araç Türkçe konuşan izleyiciye, Türk lirasıyla ve Türkiye'de tutulan veriyle hizmet verecek?

İki hafta sonra görüşmek üzere.


Kaynaklar